DEHB SADECE DİKKAT EKSİKLİĞİ DEĞİL
DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) NEDİR?
DEHB'yi çevremizdekilere anlatmaya çalıştığımızda genellikle başlarını sallayarak bizi anladıklarını söylüyorlar, anlamasalarda anlıyormuş gibi yapıyorlar. Muhtemelen içlerinden bu ne saçmalıyor ya diye geçiriyorlar. Bazıları biliyor musun bende böyleyim aslında diyebiliyor. Çünkü onlara göre bu çoğu zaman sadece ders dinleyememek, çabuk sıkılmak, biraz da dağınık olmaktır. Oysa DEHB hayatla kurduğumuz ilişkiyi baştan aşağıya etkileyen bir durum.
DEHB li bir insanın zihni çoğu zaman hatta bana göre hiçbir zaman susmaz. Aynı anda birden fazla düşünce akar, biri bitmeden bir diğeri başlar. Bu yüzden bazen bir cümlenin ortasında diğerine atlanır, böylece anlatılan şey de yarım kalmış olur. Bu DEHB li bireylerde sıklıkla rastlanılan bir durumdur. dışarıdan bakıldığında kişi dalgınmış gibi görünür. İçerideyse fazlalık vardır. Düşünce fazlalığı, uyaran fazlalığı, seçenek fazlalığı... Beyin hangisine tutunacağını bilemez.
MOTİVASYON GARİP BİR ŞEYDİR
DEHB de motivasyon mantıkla çalışmaz. Ö nemli olması o işi yapmaya yetmez. İstiyor olmak bile çoğu zaman işe yaramaz. Beyin genellikle üç şeye tepki verir ilgi , aciliyet, duyusal bağ. Bu yüzden son gece sabaha kadar çalışıp imkansız görünen bir işi bitirmek DEHB li beyinler için mümkündür. Ama günler öncesinden , daha vakit varken sakin sakin başlamak neredeyse imkansız gelir ve devamlı olarak iş ertelenir. Bu durum insanın kendini sürekli suçlamasına ve açıklamak zorundaymış gibi hissetmesine sebep olur.
DEHB'li bir çok insan gün sonunda çok yorgun olur ve bunun nedenini kimseye anlatamaz.Çünkü yapılan şey sadece "iş " değildir. Aynı zamanda ;
- Dikkatini dağıtmamak için uğraşır.
- Unutmamak için extra çaba harcar.
- Normal görünmeye çalışır.
- Tepkileri ayarlamaya çalışır.
Bunların hepsi görünmeyen bir emektir. Ve bu emek neredeyse hiçbir zaman hiç kimse tarafından fark edilmez.
DEHB ile büyüyen insanlar daha çocuk yaşta kendini eleştirmeyi öğrenir. " Yine unuttun, neden böylesin, yine yapamadın" gibi cümleler zamanla iç ses dönüşür ve sürekli zihninde yankılanır.
Gerçek şu ki:
Kendinle sürekli kavga ederek iyileşemezsin. DEHB’yi kabul etmek, vazgeçmek değildir. Tam tersine, kendinle aynı takımda oynamaya başlamaktır.
HERKESİN YOLU AYNI DEĞİL
Planlar, listeler, rutinler…
Bazıları için hayat kurtarıcıyken bazıları için baskı unsuru olabilir. DEHB’li biri için işe yarayan sistem, başkasına “garip” görünebilir. Ama bizim için işe yarıyorsa yeterlidir. Bir problemi çözmek için bir yol varsa bunun nasıl olduğuyla ilgilenmeyiz.Sadece problemi çözmeye odaklanırız, yola değil. Verimli olmak, herkes gibi olmak zorunda değildir.
BİR ETİKET DEĞİL, BİR DENEYİM
DEHB bir etiket değildir; insanın tüm kimliği hiç değildir.Ama görmezden gelindiğinde her şeye sızar. Bütün hsystı etkiler. Fark edilip anlaşıldığında ise hayatla daha barışık bir ilişki kurulabilir.
Belki de DEHB’yi “sorun” olarak değil, farklı bir çalışma sistemi olarak görmek gerekir.
Sonunda Şunu Öğreniyorsun,
Herkes aynı hızda ilerlemez.
Herkes aynı şekilde odaklanmaz.
Herkes aynı yoldan gitmez.
Ve bu, bir eksiklik olmak zorunda değil.


Yorumlar
Yorum Gönder