İŞ YERİNDE MOBBİNG

      İş  yerinde bir süredir bazı dinamikleri dikkatle gözlemliyorum. İlk başta her şey tek tek bakıldığında sıradan görünüyordu. Yoğunluk, stres, iş temposu… “Her yerde olur” denebilecek şeyler. Ama zaman geçtikçe bazı davranışların rastlantı olmadığını, belirli bir kişiye yöneldiğini fark etmeye başladım.

        Özellikle toplantılarda dikkatimi çekiyor. Konuşmak istediğinde sözünün kesilmesi, fikirlerinin duyulmazdan gelinmesi ya da aynı fikir başka biri tarafından söylendiğinde değer görmesi… Bunlar ilk anda küçük detaylar gibi duruyor ama tekrar ettikçe bir örüntü oluşuyor. Ortamda açık bir çatışma yok, bağıran çağıran kimse yok ama görünmeyen bir gerilim var.


Gözlemlediğim kişi zamanla daha az konuşmaya başladı. Önceden daha aktifken artık geri planda kalıyor. SanBir de görünmeyen tarafı var bu sürecin. Açıkça eleştirmek yerine imalar, bakışlar, mesafeler… Bazen bir selamın eksikliği bile çok şey anlatır. Aynı ortamda bulunan diğer insanlarla kurulan sıcak iletişimin, o kişiye gelince soğuması dikkat çekiyor. Kimse “kötü davranmıyorum” diyebilir, çünkü ortada net bir saldırı yok. Ama hissettirdiği şey çok net: dışlanmak.En çok dikkatimi çeken nokta ise süreklilik. Tek seferlik bir anlaşmazlık değil bu. Günler, haftalar boyunca tekrar eden küçük davranışlar… Görmezden gelmeler, yaptıklarının takdir edilmemesi, hatalarının büyütülmesi. İnsan böyle bir ortamda zamanla kendini sorgulamaya başlar. “Acaba sorun bende mi?” diye düşünür.

     Gözlemledikçe şunu anlıyorum: Mobbing çoğu zaman dramatik sahnelerle ortaya çıkmuyor. Daha sessiz, daha ince ve daha yorucu bir şekilde ilerliyor. Dışarıdan bakıldığında normal iş ilişkileri gibi görünebilir ama yakından bakınca bir kişinin sistemli biçimde yalnızlaştırıldığını fark ediyorsun.ki yanlış bir şey söylemekten çekinir gibi… Bu değişim bir anda olmadı; küçük küçük, fark edilmeden gerçekleşti. İnsan genelde böyle değişmez, bir şeylerin etkisiyle olur.

      Bu süreç sadece iş performansını değil, insanın ruh halini de etkiliyor. Sabah işe gelişindeki isteksizlik, konuşurken temkinli davranması, kendini geri çekmesi… Bunlar tesadüf değil. İnsan kendini güvende hissetmediği yerde küçülmeye başlar. Sesini kısmak, görünmez olmak ister.Bir süre sonra ortamda şöyle bir algı oluşuyor: Herkes bir şeylerin farkında ama kimse açıkça konuşmuyor. Çünkü mobbing çoğu zaman gri bir alanda gerçekleşir. Kanıtlaması zor, hissetmesi çok kolaydır. Yaşayan kişi derinden etkilenir, izleyenler ise “belki de bana öyle geliyordur” diye tereddüt eder.

      Ama dışarıdan dikkatle bakınca tablo netleşiyor. Aynı kişiye yönelen tekrar eden davranışlar, mesafeli tavırlar, değersiz hissettiren iletişim biçimi… Bunların hepsi bir araya geldiğinde bunun sıradan bir iş stresi olmadığını anlıyorsun. Bu, bir insanın yavaş yavaş yıpratılması.Ve en çarpıcı olan şu: Bu süreçte kimse kendini açıkça “kötü” biri olarak görmez. Herkes kendi davranışını gerekçelendirir. Ama sonuç değişmez. Ortada yıpranan, içine kapanan ve yalnızlaşan bir insan vardır.Dışarıdan bakınca bunu görmek zor ama fark ettiğinde göz ardı etmek daha da zor. Çünkü o noktada anlıyorsun ki bu sadece iletişim problemi değil. Bu, sistemli bir baskı ve dışlama biçimi. Adı konmasa bile gerçeği değişmiyor: bu bir mobbing süreci.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR ASKERİN GÖZÜNDEN KKTC GERÇEKLERİ

Siesta Nedir?

Sebzeli Omlet